Pragnanz İlkesi

Pragnanz İlkesi nedir?

Law of Pragnanz

Bu ilke, insanın ‘uyarıcı kalıpları’ mümkün olan en basit biçimde görme eğilimini ifade eder.

Nesneleri algılarken basite indirgeme eğilimimiz, çevremizde, sürekli hareket halinde olan dikkat dağıtıcı görsel bilgileri bir düzen içinde görmemize yardım etmesi açısından önemlidir.

Özellikle de çevremizde, sınırlı dikkat ve bilgi işleme kapasitemiz için savaşan bu kadar unsur varken.

Gestalt Psikolojisi, Pragnanz İlkesi

Örneğin, yukarıdaki görselde gösterilen kareler bir dizi dikdörtgen ve “L” şekli olarak algılanabilir, ancak pek çoğumuz bunu iç içe geçmiş beş tane kare olarak görecektir.

Kısaca Pragnanz İlkesi (“İyi Figür” olarak çevrilebilir), nesneleri en basit halleriyle algılama fenomenidir.

Pragnanz ilkesi, Gestalt psikologları Max Wertheimer, Kurt Koffka ve Wolfgang Kohler tarafından ortaya atılmıştır ve insanların karmaşık şekilleri daha basit bir biçimde algılamaya eğilimli olduklarını anlatır.

Neden Pragnanz İlkesine ihtiyaç duyarız?

Çevremizdeki görsel bilgiyi sürekli olarak düzene sokmaya ve anlamaya çalışıyoruz. ‘Düzenlilik’ kavramı burada önemli çünkü, bir durumdan diğerine geçmemiz anlamına gelir. Eğer görsel bilgi ‘düzensiz’ olsaydı birbirlerinden ayrışmış çizgiler, eğriler veya iç içe geçmiş renkler görürdük. Hiçbir nesneyi algılamamıza yardımcı olacak bir ‘düzen’ söz konusu olmazdı.

Ayrıca, görsel organlarımız vasıtasıyla beyne iletilen bilgiyi normalleştirip bir düzene sokamasaydık gördüğümüz her şey ‘yeni’ olarak işlenecekti ve bu da muazzam derecede bilgi işleme gücü ve dikkat anlamına gelmektedir.

Pragnanz ilkesi, sınırlı bilgi işleme ve odaklanabilme kapasitemizin kaynakları doğru kullanabilmesi adına, çoğumuzun benzer şeyleri aynı şekilde görmesini ve algılamasını sağlar.

Örneğin, bir arkadaşınıza, evin başka bir odasındaki bir çekici size getirmesini rica ettiğinizi düşünün. Eğer nesneleri tamamen farklı biçimlerde görüyor olsaydık arkadaşınızın çekici bulup size getirmesi neredeyse imkansız olacaktı.

Dolayısıyla, Pragnanz ilkesi, algısal organizasyonun diğer Gestalt ilkeleriyle birlikte çevremizi saran şeylerlerle güvenli bir şekilde etkileşim kurmamızı sağlar; bunu yaparken de çevremizi sürekli ve yorucu bir şekilde analiz etmemizin önüne geçer.

Afrika savanalarındaki atalarımızı düşünün örneğin, uzaktaki bir şeye odaklandıklarında ve onun ne olduğuna dair ihtimalleri analiz etmeye çalıştıklarında “acaba yırtıcı hayvan mı, değil mi?” diye düşünürken koca bir gün harcadıklarını hayal edin! İnsanlığın sonu olurdu değil mi?

Tasarımda Pragnanz İlkesi nasıl kullanılır?

Tasarımcılar, bu algısal eğilimleri kullanarak kullanıcıların görmeyi bekledikleri şekil, biçim, yapı ve düzenleri sağlayabilirler. Kötü bir tasarım, algısal organizesyonun Gestalt ilkeleri ile ters düşerek kullanıcıyı yavaşlatabilir ya da verimliliği düşürebilir.

Dolayısıyla, iyi bir tasarım bizim algısal eğilimlerimizle uyum içinde olmalı ve bizi yormamalıdır.

İçerikler

Halil İbrahim Çakıroğlu
Designer, CSS Author, Ukulele Lover